Geniş ve boş yolları olan bu şehirde yaşamak istemez misiniz?

Geniş ve boş yolları olan bu şehirde yaşamak istemez misiniz?

Bugünlerde Türkler arasında yurtdışına göç etmek furyası var. Bu ülke bir şık olabilir mi bilinmez ama özellikle İstanbul gibi yolları dünya standartlarının altında olan, trafiği çileden de öte bir hal alan, hatta ekonomik kayıplara, kariyer kayıplarına, hatta ilişkilerin bitmesine bile neden olan bir şehirde yaşayanların yine de ilgisini çekebilir diye düşündük. En azından Tayland’a gezmeye giden turistlerin bu ülkeye de uğrayabileceklerini düşünerek derledik bu yazıyı.

Bu ana fotoğrafta gördüğünüz 20 şeritli ve bomboş caddesi olan şehiraslında belki de adını bile duymadığınız bir şehir olmasına rağmen İstanbul’dan hatta New York’dan bile yüzölçüm olarak daah büyük bir şehir. Bir başkent. Myanmar’ın başkenti Naypyidaw. Burma ülkesi Tayland’ın heen batısında büyükçe bir Güneydoğu Asya ülkesiyken, yıllarca hep diktatörlükle yönetilirken diktatörlüğe karşı savaşan gerillalar tarafından yönetim el değiştirince bu sefer zıt grup tarafından diktatörce yönetilmeye başlanan bahtsız bir ülke.

Yönetim değişince ülkenin ismini Burma’dan Myanmar’a değiştirdiler, başkentini de Rangoon’dan Naypyidaw’a. Belki Rangoon’u bile hiç duymamıştınız ama Rangoon tarihi ve güzel bir şehir Hint Okyanusu kıyısında. Rangoon’daki ünlü Shwedagon Pagoda tapınağının fotoğrafını bu yazının altında en son fotoğraf olarak görebilirsiniz. Ama şundan eminiz ki yeni başkent Naypyidaw’ı hiç duymadınız. Batılı ülkelerde gazeteciler dışında duyan da yoktur. Bu yazının bazı kısımlarını derlediğimiz İngiliz The Guardian gazetesinin muhabiri gidip fotoğraflı bir yazı yazıncaya kadar bizim de haberimiz yoktu. Hatta söylediğine göre Myanmarlıların neredeyse tümünün hayatlarında hiç görmediği bir şehir bu başkent. Nedeni şu; hükümet deniz kıyısından epeyce içerlerde ülkenin ortasında yağmur ormanlarının tam ortasında milyonlarca ağaç keserek bir düzlük oluşturmuş ve sıfırdan büyükçe bir şehir kurmuş. Ama yaşayan neredeyse yok. Nüfusu hükümet verilerine göre başka ama gerçekte 30 bin kişi civarında insan yaşadığı düşünülüyor ve bunların hepsi memur, polis, asker, işçi.

Hakkında

Sadece hükümet yöneticileri için yapılan muhteşem saraylar ve şık devlet binaları yok, çok şık konutlar da var. Ama içleri boş ya da komşusuz ve keyifsiz memurlar yaşıyor. Yollar çok güzel ve trafiksiz ama insan da araba da yok. Şehirde hayvanat bahçesi de mevcut, safari park da. Hatta normalde çok sık elektrik kesintilerinin olduğu ülkenin bu şehrinde Penguen parkı bile var ki tropik iklimdeki bu ülkede devamlı elektrikle soğutulması gerekiyor. Neyse ki ülkede elektrikleri kesilmeyen tek şehir burası. Tüm şehirde parklarda, otellerde ve restoranlarda ücretsiz WiFi var ama bu WiFi’ları kullanacak insan yok. Bu arada otellerin ve restoranların müşterisiz olduğunu yazmamıza gerek varsa yazalım.

Şehrin mimarisinde ve inşaasında Myanmar hükümeti Kuzey Kore’den yüzlerce mimar ve mühendis getirtmiş. Şehrin kaderi de Kuzey Kore şehirleri gibi olmuş, ne de olsa yönetim zihniyeti aynı. Bu yazının bazı kısımlarını derlediğimiz İngiliz The Guardian gazetesinin muhabiri gidip fotoğraflı bir yazı yazıncaya kadar bizim de haberimiz yoktu. Hatta söylediğine göre Myanmarlıların neredeyse tümünün hayatlarında hiç görmediği bir şehir bu başkent. Hatta Kuzey Kore’den metro tüneli yapım mühendisleri de getirtmişler ve birkaç tünel de yaptırmışlar, metro sistemi de kurarız diye. 50 milyon insanın yaşayabileceği büyüklükte bir şehir yapma fikrine kapılarak bu şehrin yapımına ülkenin büyük servetlerini harcamış olan Myanmar hükümeti, insanları ya zorla bu şehirde yaşamaya zorlayacak, ya da şehir, insansız çürümeye terkedilecek bir kent olarak tarihe yazılacak. Şehre harcanan milyar dolarların sadece %0.4’ünü tüm Myanmar halkının sağlığına harcayan hükümetin insan odaklı mı beton odaklı mı olduğunu anlamak zor değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir